İzimi, sözümü, adımı arıyorum.

Ağacın ağır başlılığında,
Köklerin sükuneti ile yaprağın göğe tutunuşunda,
Taşın sağlamlığı, kayanın katı duruşu ve
Toprağın kucaklayan ev sahipliğinde,
Bulutların düşsü inceliğine sarılmış havanın
Göze hiç görünmeden hayat verişinde 
Kimin izi var?

Köpeğin sadakati ve kedinin bağımsızlığında,
Kuşun naif kanat çırpışında,
Aslanın gücü, tilkinin oyunu, bülbülün şarkısı, 
Filin cüsseli merhametinde
Kimin sözü var?

İnsan olanın sevgisi ve arayışında,
Kimi zaman hesabı kimi zaman cömertliği
Adaletli kalbin sarılışı, onurlu başın duruşu, 
Elin mahareti ve zekanın aydınlatan ışığında 
Kimin İsmi var?

Nihayetinde O kaldı

Özgürlük dedin Koştun Vardım dedin CoştunŞimdi evdeyim dedin de Enginliğin dağınıklığında hareketsiz donakaldın Sesin uçuştu süzgün boşlukta Sözün kaçıştı kafasız karışıklıkta Dünyanın sınır kapısında Tülden örülü şimdi düşün, incecik özün Göğün kubbesinde düşüncenin direği kırık […]

“Ben” idi

Ben dedim Önünden sıfatları Ardından işleri sildim Bir nefes oldum Aklımdan geçen düşüncenin gerisinde durdum Kalana baktım Ben hala oradayım Kendimi boş sandım Zihnimin sınırında son cismimi karanlıktan ibaret gördüm Sıfatlar alıp götürmüş müydü ışığı?İşler […]